
İstanbul'un en köklü sahil semtlerinden Beykoz merkezde, Boğaz'ın sularına sıfır konumda tasarladığımız bu ofis projesi, alışılmadık bir soruya cevap arıyor: kurumsal bir çalışma programı, tarihi Boğaziçi silüetinin parçası olan bir yalı tipolojisinin içine nasıl yerleşir? Boğaz kıyısında yeni bir yapının en büyük riski, ya silüeti taklit edip sahte bir "eski"ye dönüşmesi ya da çevresini yok sayıp yabancılaşmasıdır. Tasarımımız bu iki ucun arasında duruyor: yalı mimarisinin dilini alıp çağdaş ve kurumsal bir programla yeniden kuruyor.
Cephenin ana karakterini, geleneksel yalıların yatay kaplamalı beyaz cephe dokusu ve beyaz kepenkli pencere düzeni belirliyor. İki katlı kütle boyunca ritmik tekrar eden kepenkli pencereler, yapıyı uzaktan bakıldığında Boğaz kıyısının tanıdık silüetine yerleştiriyor. Bu geleneksel katmanın karşısına ise zemin kotunda brüt beton paneller ve korten çelik yüzeyler çıkıyor: bahçe duvarları, yükseltilmiş bitki kasaları ve giriş aksını tanımlayan cidarlar, sıcak paslı tonları ve ham dokusuyla cepheye endüstriyel bir kontrast katıyor. Gece kullanımında bu katmanlaşmayı, kepenk çevrelerini ve duvar diplerini süpüren çizgisel aydınlatma kurgusu görünür kılıyor.
Yapıya yaklaşım, tasarımın en özenle işlenen bölümü. Ziyaretçi, iki yanı sarmaşık yeşili ve korten kasalarla tanımlanan taş kaplı bir yürüyüş aksından geçerek camlı giriş pavyonuna ulaşıyor; aksın sonunda cam yüzeyin arkasından deniz ve gün batımı görünüyor. Böylece ofise giriş, sıradan bir kapıdan geçmek yerine kıyıya doğru kurgulanmış bir perspektif deneyimine dönüşüyor. Kurumsal kimlik, cepheye yapışan tabelalar yerine beton yüzeylere entegre edilen yazı ve logolarla mimarinin parçası olarak ele alındı. Yapının denizle ilişkisini ise kademeli ahşap iskele ve şeffaf pergola alanı taçlandırıyor; çalışanlara ve konuklara su üstünde, Boğaz'a açılan bir dış mekân sunuyor.
## Beykoz'da yalı dokusunda ofis tasarımı neden farklıdır?
Beykoz merkez, Boğaziçi'nin korunan silüet bölgesinde yer alır; bu nedenle kıyı hattındaki her yapı, komşu yalılarla ölçek, çatı formu ve cephe dili üzerinden ilişki kurmak zorundadır. Bu projede kurumsal programın gerektirdiği çağdaş ifade, silüeti bozan bir jestle değil, geleneksel yalı elemanlarının — kepenk, yatay kaplama, saçak çizgisi — çağdaş malzemelerle yeniden yorumlanmasıyla sağlandı.
| Künye | Bilgi |
|---|---|
| Konum | Merkez, Beykoz, İstanbul |
| Yıl | 2021 |
| Tür | Kıyı yapısında kurumsal ofis tasarımı |
| Öne çıkan kararlar | Kepenkli yalı cephesi, brüt beton ve korten kontrastı, iskele ve pergola, yeşil giriş aksı |
Projenin cephe dilini, yeşil giriş aksını ve kıyı kullanımını gösteren görseller bu sayfanın galerisinde yer alıyor. Beykoz'daki diğer işlerimizden Beykoz Merkez Ofis Projesi'ne göz atabilir, ilçedeki yaklaşımımızı Beykoz mimarlık sayfamızdan inceleyebilirsiniz. Boğaz kıyısında veya Beykoz'da bir yapı ya da ofis projesi planlıyorsanız iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Bu proje Beykoz bölgesinde. Beykoz'da mimarlık ve villa tasarımı üzerine yaklaşımımızı ve bölgedeki diğer projelerimizi inceleyebilirsiniz.
Merkez, Beykoz
2021
2000
Tasarım
Ofis
Beykoz Merkez Yalı Ofisi Projesi Fotoğrafları
Bu tarz bir proje mi planlıyorsunuz?
İletişime Geçin

